Eşek, Adam İnsanlık

Selamlar… Duyulmamış fıkralar yoktur. Hepsi birbirinden farklıdır. Hepsi de atalarımızdan kalma kıssa içeren derin anlam ve sonuçları vardır. Dinleyenler ve ders alanlar için fayda ve sağlık içerir. Yazdığım fıkramıza başlayalım sözü uzatmadan. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde...Pireler tellal iken, develer berber iken...Ben dedemin beşiğini sallar iken...Eski hamam içinde, kalbur saman içinde...Annem düştü beşikten, babam atladı eşikten... Köylünün biri, yaşlanıp yük taşıyamaz hale gelen eşeğini pazara götürüp satmaya karar vermiş. Yol uzun, hava sıcakmış. Adam eşeğe acıdığı için yan yana yürümeye başlamışlar. Yoldan geçen ilk yolcu gülerek seslenmiş: "Yahu hemşerim! Altında mis gibi binek dururken şu sıcakta yürümek akıl kârı mı? Ne biçim adamsın!" Köylü düşünmüş, "Doğru ya," deyip eşeğe binmiş. Az ileride iki yaşlı kadın su doldururken bunları görmüş. Biri cık cık ederek konuşmuş: "Şu zamane insanlarına bak! İki adım ötede garip bir hayvan nefes nefese kalmış, koca adam kurulmuş eşeğin sırtına. Hiç mi merhamet kalmadı sizde?" Adam mahcup olmuş, hemen aşağı inmiş. Eşeği önden yürütüp kendi arkasından takip etmeye başlamış. Bu sefer de bir grup öğrenciye rastlamışlar. Çocuklar kahkahayı basmış: "Bakın şunlara! Eşek boş boş yürüyor, sahibi arkasından toz yutuyor! Hangisi eşek, hangisi insan belli değil!" Köylünün başı dönmüş, ne yapacağını bilememiş. En sonunda, "Herkesi mutlu etmenin tek bir yolu var," diyerek eşeği ön iki ayağından, arkadaki köylü dostunu da arka ayağından tutup sırtlamaya karar vermiş. Adam kan ter içinde, sırtında eşekle kasaba meydanına girerken ahali toplanmış. Kimisi gülmekten yerlere yatıyor, kimisi "Deli var!" diye bağırıyormuş. Meydandaki bilge bir ihtiyar, adamın halini görüp yanına yaklaşmış ve eşeği yere indirmesine yardım etmiş. Sonra da köylünün kulağına eğilip şöyle demiş: "Bak evlat... Bu dünyada insanı en çok yoran şey, yükün ağırlığı değil; başkalarının ne diyeceğine göre yaşamaya çalışmaktır. Sen bir hayvanın hakkını gözetmek istedin, merhamet ettin. Fakat herkesi memnun etmeye çalışırsan, sonunda kendi eşeğini sırtında taşırsın." Köylü derin bir nefes almış, eşeğin başını okşamış. Eşek de köylüye dönüp hafifçe anırmış. Adam gülümsemiş: "Meğer en büyük eşekliği, başkalarının aklıyla hareket ederek ben yapmışım." Köylü o gün eşeği satmaktan vazgeçmiş. Birlikte köylerine dönmüşler. Ne adam eşeğe binmiş, ne eşek adama yük olmuş. Yol boyunca kim ne derse desin, sadece birbirlerinin adımlarına kulak vermişler. Çıkarılacak Ders: İnsanlık, başkalarının yargılarına göre şekil almak değil; merhameti, yardımlaşmayı, vefayı, paylaşmayı, sevgiyi kendi doğrunu vicdan pusulanla taşımaktır. Başkalarının elindeki ölçüye göre yaşarsan, hayat sana kendi yükünü unutturup başkasının yükünü sırtlatır. Kendi yaşamında haberin olmaz. El diline uyan kimse, kahrı yük eder canda. Sükût et, yürü kendi yolunda bu handa. Gökten üç elma düştü: Biri anlatana, biri dinleyene, biri de dürüst olup sözünü tutana...Dere tepe düz gitmişler, bir de dönüp bakmışlar ki bir arpa boyu yol gitmişler. Kalın selametle.
Eyyup Badem

Eyyup Badem

Yazar (Sokaktan Sesler)

1 yazı