KANDİL’DEN SKANDAL ÇIKIŞ: “MÜZAKERENİN ÖN ŞARTI ÖCALAN’IN SERBEST BIRAKILMASI”

Barış ÇATALCA
04 Aralık 2025, 10:36
KANDİL’DEN SKANDAL ÇIKIŞ: “MÜZAKERENİN ÖN ŞARTI ÖCALAN’IN SERBEST BIRAKILMASI”
×

PKK’nın çatı yapılanması KCK’nın dış ilişkiler sözcüsü Zagros Hiwa, Türkiye’yle çözüm süreci için teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın salıverilmesini şart koştu. Terör örgütü, sözde “iyi niyet adımlarının” tek taraflı atıldığını öne sürerek Ankara’yı hedef aldı.

Terör örgütü PKK’nın Kandil yapılanması, Türkiye’ye yönelik yeni ve provokatif açıklamalarda bulundu. KCK’nın sözde Dış İlişkiler Sözcüsü Zagros Hiwa, Türkiye ile olası çözüm müzakerelerinin başlaması için ilk koşul olarak, ağırlaştırılmış müebbet cezasını çeken terörist elebaşı Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması gerektiğini iddia etti.

Örgüt cephesinde dillendirilen bu talep, kısa süre önce Fransız basınına konuşan PKK yöneticisi Amed Malazgirt’in açıklamalarını da destekler nitelikte. Malazgirt, röportajında Öcalan’ın terör örgütü üzerindeki yönlendirici etkisini öne sürmüş, “Ankara adım atmadan biz hiçbir adım atmayacağız.” demişti.

Zagros Hiwa ise sözlerini daha da ileri taşıyarak, “Müzakerelerin başlayabilmesi için tarafların eşit şartlarda buluşması gerekir. Kürt tarafının baş müzakerecisi özgür değilse eşitlikten söz edilemez.” ifadelerini kullandı. Öcalan’ın örgüt için belirleyici aktör olduğunu savunan Hiwa, çözüm masasının ancak ‘serbestiyet şartıyla’ kurulabileceğini dile getirdi. Terör örgütünün sözcüsü, PKK’nın son dönemde sözde iyi niyet amaçlı tek taraflı adımlar attığını, Türkiye’nin ise “söylem dışında hiçbir somut irade ortaya koymadığını” öne sürerek skandal suçlamalar yöneltti.

Bu tartışmaların gölgesinde bölgedeki diplomatik kanallara dair yeni iddialar da gündeme taşındı. Bölgesel analiz kuruluşu Taml Research Center Başkanı Abdulrahim Samawi, terör örgütü YPG/SDG’nin elebaşı “Mazlum Kobani” kod adlı Ferhat Abdi Şahin ile SDG dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed’in önümüzdeki ay Türkiye’ye gelerek İmralı’da Öcalan’la görüşeceğini iddia etti. Ankara’nın terör listesinde bulunan her iki isim hakkında güvenlik makamları daha önce kırmızı dosyalar hazırlamıştı. Samawi’nin iddiası bölge kulislerinde ses getirse de hukukçular, herhangi bir yasal düzenleme olmadan bu isimlerin Türkiye’ye girişinin mümkün olmadığını vurguluyor.

Terör örgütü tarafından öne sürülen bu talepler, güvenlik ve milli egemenlik açısından yeni bir baskı denemesi olarak değerlendiriliyor. Ankara ise geçmişte olduğu gibi, terörün silahsız ve koşulsuz biçimde son bulmasını temel alan yaklaşımından taviz vermeyeceğini her fırsatta dile getiriyor. Terör yapılanmalarının, şiddeti araçsallaştırarak sözde müzakere kapısı aralama girişimleri hem siyasi çevrelerin hem de güvenlik kaynaklarının yakın takibinde.

Etiketler:
Haber Güncel