OPERASYON HAZIRLIĞI MI? ABD’NİN İRAN UYARISI GERİLİMİ TIRMANDIRDI
İran’da 16 gündür süren protestolarda can kaybı 646’ya yükselirken, ABD’nin vatandaşlarına “İran’ı derhal terk edin” çağrısı yapması bölgedeki tansiyonu artırdı. Washington’dan gelen bu adım, askeri ve örtülü operasyon iddialarını yeniden gündeme taşıdı.
Orta Doğu’da dengeleri yakından ilgilendiren İran merkezli gelişmeler, ABD’nin son hamlesiyle yeni bir boyut kazandı. Ekonomik krizle başlayan ve 16 gündür devam eden protestolarda ölü sayısının 646’ya yükseldiği İran’da, güvenlik riski her geçen gün artarken, ABD yönetimi vatandaşlarına dikkat çekici bir uyarıda bulundu.
ABD’nin Tahran Sanal Büyükelçiliği tarafından yayımlanan güvenlik duyurusunda, ABD vatandaşlarından İran’dan “hiç vakit kaybetmeden” ayrılmaları istendi. Açıklamada, ülkede süren gösteriler ve artan güvenlik tehditleri gerekçe gösterilerek, İran’dan çıkamayanların bulundukları yerlerde güvenli alanlara geçmeleri tavsiye edildi. Washington yönetiminin bu çağrısı, “ABD daha kapsamlı bir adımın eşiğinde mi?” sorusunu beraberinde getirdi.
Kim? ABD yönetimi ve Başkan Donald Trump
Ne oldu? ABD, İran’daki vatandaşlarına ülkeyi terk etme çağrısı yaptı
Nerede? İran genelinde, özellikle Tahran merkezli gelişmeler
Ne zaman? Protestoların 16. gününde
Neden? Güvenlik riskleri ve artan şiddet olayları
Nasıl? Resmî güvenlik uyarısı ve diplomatik kanallar üzerinden
İran İnsan Hakları Aktivistleri tarafından paylaşılan verilere göre, protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı 646’ya, gözaltına alınanların sayısı ise 10 bin 721’e ulaştı. Protestoların, yerel para biriminin sert değer kaybı ve derinleşen ekonomik sorunlar nedeniyle başladığı, kısa sürede ülke geneline yayıldığı belirtiliyor. İnternet erişiminin ülke çapında kesilmesi ise bilgi akışını daha da zorlaştırdı.
ABD cephesinde ise güvenlik uyarısının yanı sıra, İran’a yönelik olası senaryoların masada olduğu iddia ediliyor. Amerikan basınına yansıyan değerlendirmelere göre, Başkan Trump’a İran’a karşı yalnızca askeri seçenekler değil, siber ve psikolojik operasyonları da içeren kapsamlı sunumlar yapıldı. Bu iddialar, ABD’nin klasik askeri müdahalelerin ötesinde farklı araçları da değerlendirdiği yorumlarına neden oldu.
Beyaz Saray’dan yapılan son açıklamalarda ise diplomasi vurgusu öne çıkıyor. ABD yönetimi, İran konusunda önceliğin diplomatik çözüm olduğunu belirtirken, askeri seçeneklerin tamamen devre dışı bırakılmadığını da açıkça ifade ediyor.
Öte yandan Trump’ın kısa süre önce İran’la ticaret yapan ülkelere yönelik açıkladığı yüzde 25’lik gümrük vergisi kararı, Washington’un Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Tüm bu gelişmeler, ABD’nin İran çağrısının sıradan bir güvenlik uyarısı mı yoksa daha geniş çaplı bir hazırlığın işareti mi olduğu sorusunu gündemde tutmaya devam ediyor. Bölgedeki gelişmelerin seyri, hem diplomatik hem de güvenlik açısından yakından izleniyor.