İRAN’DAKİ “PİLOT KURTARMA” OPERASYONU TARTIŞMA YARATTI: GERÇEK HEDEF NEYDİ?
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’da düşürülen savaş uçağı pilotlarının kurtarıldığını açıkladığı operasyon, sahadan gelen bilgilerle tartışma konusu oldu. Operasyonun aslında farklı bir hedef için yapıldığı iddia edildi.
• ABD, İran’da düşürülen F-15E uçağının pilotlarını kurtarmak için operasyon düzenledi.
• Operasyonun İsfahan ve Natanz’daki nükleer tesislere yakın bölgede gerçekleştiği belirtildi.
• Bazı kaynaklar operasyonun uranyum hedefli olduğu ve başarısızlık sonrası “kurtarma” olarak sunulduğunu iddia etti.
ABD ile İran arasında devam eden gerilim sürerken, İran’da gerçekleştirilen “pilot kurtarma” operasyonu uluslararası kamuoyunda tartışma yarattı. ABD Başkanı Donald Trump, düşürülen F-15E savaş uçağındaki iki pilotun başarılı bir operasyonla kurtarıldığını açıkladı. Ancak operasyonun kapsamı ve amacıyla ilgili farklı iddialar gündeme geldi.
Sahadan elde edilen bilgilerde, düşen uçağın enkazının İsfahan ve Natanz’daki nükleer tesislere oldukça yakın bir noktada bulunduğu belirtildi. Bu durum, operasyonun yalnızca kurtarma amaçlı olup olmadığına dair soru işaretlerini artırdı.
Operasyonda kullanılan askeri unsurlar da dikkat çekti. Özellikle yüksek taşıma kapasitesine sahip C-130J tipi nakliye uçaklarının kullanılması, tek bir pilotu kurtarma operasyonu için olağan dışı bulundu. ABD Başkanı Trump, ikinci kurtarma operasyonuna toplam 155 uçağın katıldığını açıkladı.
İran kaynakları ve bazı uluslararası değerlendirmelerde, operasyonun aslında zenginleştirilmiş uranyumu ele geçirmeye yönelik olduğu, ancak başarısızlıkla sonuçlanması sonrası “pilot kurtarma” olarak kamuoyuna sunulduğu öne sürüldü. İran Dışişleri Bakanlığı da bu ihtimalin değerlendirildiğini açıkladı.
Öte yandan bölgede çatışma görüntülerinin paylaşıldığı, İran Devrim Muhafızları’na bağlı unsurların takviye edildiği ve ABD’ye ait olduğu belirtilen bazı hava araçlarının düşürüldüğünün iddia edildiği bildirildi.
ABD yönetimi ise operasyonun tamamen kurtarma amaçlı olduğunu savunurken, yaşanan gelişmelerin “ulusal güvenlik” kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Operasyona ilişkin detayların sınırlı paylaşılması ve sahadan gelen farklı bilgiler, tartışmaların sürmesine neden oldu.